Düşlere Yelken Açmak; Hüseyin Yıldırım

550

Vecdi Uzun yazdı.

 

Hiç düşlerine yelken açtın mı?

 

Bize biraz kendinizden söz eder misiniz?

H. Y: Resim geçmişim lise öğrenimim sırasında tesadüfen gördüğüm 1970’li yılların Hayat Mecmuası’nın sanat köşesinde ünlü ressamlar ve eserlerini merakla incelememe dayanır. İbrahim Çallılar, Feyhaman Duran, Avni Lifij ve daha niceleri. Bu resimleri defalarca inceledim. Resimlerin teknik ve felsefi yönlerine çok yabancıydım. Son derece naif bir bakıştı benimkisi. Resim dersi hiçe sayılırdı hep. Çok sık öğretmen değişirdi. En değer verdiğim öğretmenim Mesut Uygar’dı. Beni Güzel sanatlara o yönlendirdi. 1992 de Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine girdim. Efsane bir isim, aydın bir kimlik Yılmaz Büyükerşen’in, rektörlük yıllarında, Eskişehir’de okumak, benim için bir devrimdi.

Kendimi bir süre eğitimciliğe adadım. Bu süreç bana çok şey kazandırdı. İnsanı, çocukların duygulu naif suretlerini tanıdım. 2009 yılında Gaziantep G T O Güzel Sanatlar Lisesinde resim öğretmenliğine başladım ve hızla resme yeniden döndüm. Bu süreçte çok sevdiğim Hakan Esmer hocanın da çok yoğun desteğini gördüm. Halen benim için çok değerli, fikirlerinden faydalanmaya devam ediyorum.

hüseyin yıldırım

Sanata bakışınızdan biraz söz etsek…

H. Y: Sanat, insanoğlunun varlık tarihinden bu yana süren, gün geçtikçe de kendisini yenileyen, büyüsünü kaybetmeyen yüce bir unsurdur. Sanatçı, bu gün kendisini ve evreni sorgularken aslında kendiliğinden sanatı da sorgulamaktadır. Bu sorgulamayla beraber sanatsal dil oluşur.

Resimlerinizde vermek istediğiniz mesajdan bahseder misiniz?

H. Y: Çalışmalarımda nokta, çizgi, renk ve lekeyi ortak bir paydada buluşturarak eksprestyonist (dışavurumculuk) ve bir çok sanat akımından beslenen bir sanatsal dil yaratma sürecindeyim. Resim çalışmalarımı ,bir tek sanat akımına bağlı kalmadan ,çapraz referanslarla beslenerek, sürekli yenilenmeleri de göz ardı etmeden sürdürmekteyim. Resimlerim “ben” odaklıdır.

Kendi yarattığım denizlerimde yaşamın kavgası, kaosu bir aradadır. Yelken, resmimde bir simgedir. Aslında, her biri sağa sola savrulmuş yelkenler, ortak bir dava için mücadele eden birer bireylerdir. Denizin içinden çıkan kolaj tadında yırtılmalarla, bir kaçış noktası huzur arayışı ortaya çıkar. Aslında her kaos kendi kurtuluş düşünüde doğurur. Kimi zaman hızla ışığa koşan bir sörfçü devreye girer. Tüm kaos elemanlarının zafer utkusunun temsilidir aslında. Mutlaka izleyiciye pozitif düş kurdurmayı amaç ediniyorum. İzleyiciye ‘’Hiç düşlerine yelken açtın mı? ‘’sorusunu sorarak kendi düşünü kurmaya zorluyorum.

hüseyin yıldırım

hüseyin yıldırım

hüseyin yıldırım

 

YORUMLAR