İstifa

473
istifa

Pelin Ünlüsoy yazdı.

 

       – Rıfkı! Fındık kadar beyin yok sende!

Kapıdan çıkmak üzereydim, durdum. Yüzüne baktım. Bir adım yaklaştı, kollarını göğsünde kavuşturdu. Heyecanlandım. “Oğlum Rıfkı” dedi içimdeki ses, “Kırk beş yaşındasın. Ne yalandan, ne yılandan korkarsın karından korktuğun kadar…”

Derin derin nefes aldım. Terapistimin söylediğini yaptım; içimden usul usul saydım. “Bir..iki..üç..” Karımla aramızdaki mesafeyim korumak için bir adım geri attım.

      – Rıfkı, sana diyorum! dedi karım.

Oysa ben zaten son derece üzerime alınmıştım.

      – Beyaz çamaşırlarının içine çoraplarını atmışsın. Gel de bir bak haline şunların, hepsi mosmor olmuş! Sen beni çıldırtacak mısın kuzum?

“Beynimi daha yararlı işler için kullanıyorum hayatım. Örneğin oğlanı okula göndermek, senin altın günlerine para yetiştirmek, kira ödemek…” demek istedim. Demedim. Diyemedim mi? Belki.

      – Rıfkı şu evde hiçbir şeye elini sürmüyorsun. Sürdüğün yerde de durum ortada. Vallahi pes!

“Ellerimi daha yararlı işler için kullanıyorum hayatım. Örneğin sonu gelmeyen alışveriş poşetlerini taşıyorum, durmadan damlayan musluklarını tamir ediyorum, birazcık gülümse diye sana çiçek alıyorum…” diyecek oldum. Artık tahmin edersin, yine demedim.

      – Sen ancak sus olur mu Rıfkı! diye bağırdı sonunda karım.

Bazı durumlarda susmak daha büyük krizleri önler, diyordu terapistim. Sanırım bu ‘bazı durumlar’ ı detaylandırmak gerekecekti. Zira ben bir türlü doğru zamanı kestiremiyordum.

Bir tavır koyduğunda tutarlı ol ne olursa olsun tavrını sürdür, diyordu bir de. Madem susmuştum, tavrımı sürdürüp susmaya devam etmeliydim. Karımın gözleri hala üzerimde ve cevap beklerken, kapıyı açıp çıktım. Hemen arkamdan kapı açıldı, ve güm! diye yeniden kapandı. Öfkeyle çıktığım kapıyı çarpmak bile bana nasip olmuyordu, ne anladım ben koyduğum tavırdan!

Arabama bindim. Terapistimi aradım. “İstifa ediyorum!” dedim, suratına kapattım. Baktım iyi geldi, o hızla hemen karımı aradım.

“Ben kocalıktan istifa ediyorum Nalan!” dedim.

      – Ben de istifa edersem zararlı çıkarsın Rıfkı. Bugün oğlanı okuldan sen alacaksın, benim günüm var unutma”
dedi ve suratıma kapatıverdi.

Önce kapıyı, sonra telefonu.. Öylece.. Suratıma.. Kapatıverdi!

Arabayı sağa çektim. Terapistimi aradım. Ertesi gün için randevu aldım. Tam bir tez konusuydum…Hiç değilse belki onun işine yarardım!

***

Gündeme biraz ara.. Kısacık bir mola..

Tebessümünüz eksik olmasın…

 

YORUMLAR