Kıtmir

272
doberman

Filiz Özşapçı yazdı

 

Onu ilk gördüğümde, daha yavruydu, 2-3 aylık.
Bir başkasının köpeği idi adı ise Radar! Gözümü alamıyordum Radar’dan . Mavi Doberman , öyle güzel, öyle derin bakışlar ki anlatamam. O da beni görünce deliriyordu, aynı frekanstayız yani.

Neyse “başkasının köpeğisin sen” derken, sahipleri yer yurt değişikliği yüzünden vermek zorunda kaldılar. Tam hamlemi yapacağım, Şefik bey Radar’ı uzun zamandır köpek almak isteyen , çok kıymetli başka bir arkadaşımıza söyledi. Benim, ama ık mık tavrıma hiç aldırmadan. Aklımı almıştı ve bu defa başkaydı, gerçekten! Yaptığım her numaraya rağmen, Radar daha yavruluğu devam ederken yeni yuvasına uçmuştu bile. Aklım onda kaldı özlüyor ve hep görmek istiyordum.

Aradan aylar geçti, bir gün telefonum çaldı. (Radar’ı alandı arayan) Arkadaşımız, bize geleceğini 15 gün kadar da Kıtmir’e bakıp bakamayacağımı sordu. Ben mi Kıtmir’e mi? Kıtmir’mi ? Radar, Kıtmir olmuştu, Kıtmir’de bana geliyordu. Bakmam mı, dedim sevinçle. Ve Kıtmir geldi… Büyümüştü biraz. Şu an size anlatmakta sıkıntı yaşıyorum. Başka bir ruhu vardı Kıtmir’in, asil, soylu, tam bir beyefendi, her şeyi anlayan bir zekaya sahipti. Resmen kavuştuk, sonuçta 15 gün de olsa bizdeydi, mutluyduk muhabbetteydik. Aaaa o da ne! O tılsımlı duyguyu yaşayan, tek ben değilmişim. Meğer yelloz Tanya’da aşıkmış, Kıtmir’e. Yani yine ortak bir aşkta buluştuk Tanya’yla.

doberman

Kıtmir, her an yanımda, her an benim peşimde. Bir yandan 15 gün su gibi geçiyor, geçtikçe bana da afakan basıyor… Son bir kaç gün kala, dedim ki ben arayacağım ve Kıtmir’i vermeyeceğim. Şefik’te gördü aramızda ki bağı. Üzülürler, vermek istemezler, diye düşünüyorduk ki! Ben aradım, utana sıkıla. “Ben Kıtmir’i vermeyeceğim, siz çok yoğunsunuz, sürekli yurt dışı seyahatler, işleriniz var, yerinizde durmuyorsunuz” diye tam konuşurken, arkadaşım demez mi ” Filiz’cim, sen Kıtmir’e benden daha iyi bakarsın ve o sizinle seninle mutlu, ben de aynı şeyi düşünüyordum” diye. Kavuştum dedim, hayatım da ki en sağlam dostuma, yaverime kavuştum. Tabi tahmin edersiniz ki, evdeki en mutlu canlı sadece ben değildim, Tanya da takla atıyordu neredeyse.

Sonrası mı?
Hayatımın her anına, ortak oldu Kıtmir. Gittiğim her yerde yanımdaydı. Karşılıklı sohbet ettiğimiz çoktur. Bize sayısız torunlar verdi, Tanya ile. Ve büyüdük çoğaldık git gide. Bize ne hikayeler, ne kapılar açtılar. Eğer bugün bir çok şeye imza atıyorsak ve varsak, aileysek onların, bu ilk 4’lü ekibin hakkı çoktur. Tara , Kronos, Tanya ve Kıtmir . Hepsiyle çok zor yana yıkıla, vedalar yaşadık. Bizleri, hep bir sonrakine emanet ederek, ayrıldılar aramızdan. Hala emanetleri var bizde. Hediye gibi, karşılıklı alıp verdiğimiz bir ömrün, en tatlı kısımlarındalar.

Bir gün mutlak karşılaşacağız, yine yeniden. O güne kadar bıraktıkları canlar ve işlerle uğraşacağız belli ki. Ve bu dörtlü muhteşemlerden bize, sağlımız olduğu müddetçe yapacağımız bir özel şey daha kaldı ki… O da Wof Wof… Her zerresinde, onların bize öğrettiği çokça bilgi ve sevgi var.

 

YORUMLAR